Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Şiir ve ötesi sizce ne demek, Şiir ve ötesi size neyi çağrıştırıyor?

Şiir ve ötesi terimi Yasin Onat tarafından 18.04.2005 tarihinde eklendi

  • Hüseyin Günay
    Hüseyin Günay 20.08.2017 - 18:41

    Sabrın bütün sınavlarından geçip , direncini emek kokan bahçelerine beni konuk edebilecekmisin ?

  • Abdurrahman Yaşar
    Abdurrahman Yaşar 30.06.2017 - 11:54

    Şiir ötesinde bir kapı
    Kelimeler ile örülmüş bir yanı
    Bir yanında dizeler yatar ,saklar zamanı
    Bir yanı boşlukta kovalar Kalemlerin şahını
    Bir kalemden uzak bir yol
    Yolun sonunda yelken açmış şiirler bol
    Şiirler ötesinde görünen bir kol
    Bir kapının arasından geçen uzun bir yol

  • Zümra Yıldız
    Zümra Yıldız 15.01.2017 - 00:41

    İyiyim ben merak etme
    O bildik martı telaşı hala içimde
    Derdim, o hiç kaybolmasın diye
    Hüzün var birde, olmazsa olmazım
    Hep dursun bir köşede, hiç ayrılmasın
    Ve sen... diğer yarım
    Ruhumu besleyen
    Şiirime söz olan
    En uzakta ki en yakınım
    sen...
    Bugün de tıpkı şairin dediği gibi;
    Mıh gibi aklımdaydın.

    Birhan Eroğlu

  • Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık
    Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık 20.09.2016 - 08:49

    Hani derler ya;
    ben sensiz yaşayamam, diye.
    İşte ben onlardan değilim.
    Ben sensiz de yaşarım;
    ama seninle bir başka yaşarım.
    NHR

  • Amed Ruha
    Amed Ruha 09.09.2016 - 14:20

    sözlü anlatma hayattır, yazılı anlatma ise hayatın gölgesidir

  • Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık
    Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık 09.09.2016 - 09:55

    Birer yolcuyduk aynı ormanda kaybolmuş,
    Aynı çıtırtıyla ürperen bir serçe,
    Hep aynı yerde karşılaşırdık tesadüf bu,
    Birer tomurcuktuk hayatın kollarında,
    Birer çiğ damlasıydık,
    Bahar sabahında, gül yaprağında.
    Dedim ya, hiç yoktan susturuldu şarkımız.
    Yüreğim kanıyor, yüreğim kanıyor.
    Bitmeseydi, bitmeseydi bizim öykümüz böyle.

    Göğsüm daralıyor, yüreğim kanıyor.
    Olmasaydı sonumuz böyle.

  • Amed Ruha
    Amed Ruha 08.09.2016 - 22:49

    Yüreğine sağlık çok güzel...

  • Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık
    Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık 08.09.2016 - 11:20

    Dedin, 'Bir başka ülkeye, bir başka denize gideceğim.
    Bundan daha iyi bir başka kent bulunur elbet.
    Yazgıdır yakama yapışır nereye kalkışsam;
    ve yüreğim gömülü bir ceset sanki.
    Aklım daha nice kalacak bu çorak ülkede.
    Nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam
    hayatımın kara yıkıntıları çıkıyor karşıma,
    yıllarıma kıydığım, boşa harcadığım.'

    Yeni ülkeler bulamayacaksın, başka denizler bulamayacaksın.
    Bu kent peşini bırakmayacak. Aynı sokaklarda dolaşacaksın.
    Aynı mahallede yaşlanacaksın;
    aynı evlerde kır düşecek saçlarına.
    Bu kenttir gidip gideceğin yer. Bir başkasını umma-

    Bir gemi yok, bir yol yok sana
    Değil mi ki, hayatına kıydın burada
    bu küçücük köşede, ona kıydın demektir bütün dünyada...
    K.K. (M.E.Ş) ANKARA 2001

  • Amed Ruha
    Amed Ruha 08.09.2016 - 00:11

    Bana birşeyler anlat 
    Canım çok sıkılıyor 
    Bana birşeyler anlat 
    İçim içimden geçiyor 
    Yanımdasın susuyorsun 
    Susuyor konuşmuyorsun 
    Bakıyor görmüyorsun 
    Dokunsan donacağım 
    İçimde intihar korkusu var 
    Bir gülsen ağlayacağım 
    Bir gülsen kendimi bulacağım 
    Depremler oluyor beynimde 
    Dışarda siren sesi var 
    Her yanımda susmuş insanlar susmuş 
    İçimde ölen biri var 

    Hadi birşeyler söyle 
    Çocuk gözlerim dolsun 
    İçinden git diyorsun 
    Duyuyorum gülüm 
    Gideceğim, son olsun 
    Yanımdasın susuyorsun 
    Susuyor konuşmuyorsun 
    Bakıyor görmüyorsun 
    Dokunsan donacağım 
    İçimde intihar korkusu var 
    Bir gülsen ağlayacağım 
    Bir gülsen kendimi bulacağım 
    İçimde soluyorsun 
    İki can var içimde 
    Korkular salıyorsun üstüme korkular 
    Her an başka biçimde

  • Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık
    Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık 07.09.2016 - 14:30

    Her sürgünün gözlerine
    Bu sebepten ah geceye
    Kanatlanmış güvercine
    Kırılacağım, kırılacağım
    Yeter ki bil sen.

    Yorgun alnımda şafaklar
    Bir düş kursun arkadaşlar
    Bırak iz sürsün şarkılar
    Yeter ki bul sen.

    Mahpushane duvarlarına
    Hüznümü yazacağım
    Her gün seni düşünüp
    Yok olacağım.

    Al öfkemi koy yanına
    Günü düşür dağlarıma
    Haydi, dokun gözyaşıma
    Ağlayacağım, ağlayacağım
    Yeter ki gül sen.

  • Zulmü Alkışlayamam
    Zulmü Alkışlayamam 07.09.2016 - 14:24

    Gelen gideni aratırmış :)

  • Amed Ruha
    Amed Ruha 07.09.2016 - 14:14

    Sen betonlar içinde, ben senin özleminde 
    Sen yangınlar içinde, ben mazlumun türküsünde 
    Aydınlığı aradık, karanlıklar içinde 
    Sen dünün hasretinde, ben yarınların derdinde 

    Sen bir yana, ben bir yana 
    Dostlarımız bir yana 
    Bölünsek de, çözülsek de 
    Başkaldırdık zamana 

    Güneşte kavruluruz, kıraç topraklar gibi 
    Hazanda savruluruz, serseri yapraklar gibi
    Yalnızlığı yaşarız, geride kalan gibi 
    Düşer düşer kalkarız, her eylüle isyan gibi

  • Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık
    Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık 07.09.2016 - 13:22

    Gelde bu saatte umut altınçağ dinle:(((
    Seyduna'yami yanmali şimdi,
    akıp giden ırmaklarınami
    Yoksa! ...
    Sanami...

  • Amed Ruha
    Amed Ruha 07.09.2016 - 13:01

    Olaki yürürüm bir başka aşka
    Ya da yürürüm mavi olmayan bir gülüşe
    Unutmaki tek aşk olduğum sensin
    Aşık olduğum değil

    Karanlıkla süzülüyor içime yıkım
    Dur diyorum yıkılıyorum
    Uçurumları baş ucuma koyuyorum sonra
    Okşuyorum saçlarını rüzgarda
    Sıcak, ılık bir koku siniyor yüreğime
    Gitme diyorum gitme düşüyorum
    Sonra beni soruyorlar bana
    Tanımıyorum diyorum
    Daha hiç karşılaşmadık
    Aynı çizgide bilge sus umu dinliyorlar
    Ben sustukca
    Yazık, bir çığlığın doğuşu gibi ölüyorlar
    Önce bir bir, sonra hepsi
    Sonra bir uçurumlar kalıyor birde yıkımlar
    Verilen herşey borçmus gibi alınıyor
    Önce bir bir, sonra hepsi
    Sonra mı bir ben kalıyorum, birde yalnızlık
    Uçurumlar, yıkımlar, ben ve yalnızlık
    Zorlu bir savaşın unutulmuş cesetleri gibi
    Yatıyoruz yan yana
    Öpüşüyoruz, sevişiyoruz da hatta
    Herşey oyunun yasaklarına uygun bir günah oluyor
    Tek umudumuzu göğe gelin ediyoruz
    Telli, kanlı düğün işte
    Üşüyor saçlar biliyorum dargınmısın
    Bu baharda mayısta bıraktığım gibi misin hala
    Vurulmuş çocuk gibi büyümemiş yüreğinde hüzün
    Hala kaçıyormusun zamansız
    Gözlerini bırakarak birilerinde
    Hala ellerinden tutup sevgileri
    Dipsiz kuyuya salıyor musun ağlayarak
    Küçücük bir dokunuşla son sevilen olabiliyor musun

    Kendin kadar aklımdasın
    Hala öyle savruk bir gök
    Hala öyle yerini yurdunu bulamamış bir mavi
    Ve aşkını şaşırmış bir tanrı
    Çoğalan sızısıyla mutlu bir yara
    Öyle misin mavi gözlü sarı saçlı yoldaşım
    Öyle bıraktığım gibi misin
    Gerceği yakmada hala usta mısın
    Yoksa çırak mı yanarken yalanda
    Saçlarıma dolanan aydınlığımsın
    Somutlaştıramadığım tek imgemsin şiirde
    Anlattıkça eksilen tek anlam
    Anlattıkça eksilen tek anlam
    Hala bıraktığım gibi misin
    Yoksa beni bıraktığın gibi mi
    Kaç mevsimsiz kar düştü toprağıma
    Kaç mevsimsiz kar düştü benim toprağıma
    Hala bıraktığım gibi misin..?

  • Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık
    Aşk Gibi Aydınlık Ölüm Gibi Karanlık 07.09.2016 - 11:36

    Ak ve git yürek suyum ak ve git..
    ister derin sular gibi dingin,ister deli sularca öz kuyusunu kazıp..
    bırak içimdeki yatağın kurusun,
    bırak hasretinle yüreğim kavrulsun
    sabah gözünü açmadan güne,gözlerin değmeden yüreğime..
    git terket..!
    gitmek her akarsuyun yazgisidir..._

  • Ridsar
    Ridsar 05.09.2016 - 21:08

    sezen’in mükemmel müziği eşliğinde büyüleyici bir ses.
    ve harika bir şiir…
    çook güzeell çookk… tee fransa’dan buralara yansıyan hoş bir esinti idi.
    bu muhteşem resital için teşekkürler Ask Gibi Aydinlik Olum Gibi Karanlik :)

  • Çalıntı Zamanlar
    Çalıntı Zamanlar 07.05.2016 - 09:59

    'Ben sizden de değilim,
    diğerlerinden de.
    Ben ölüme dair yemin etmeyenlerden,
    tehdit savurmayanlardan,
    dinini ve ırkını aklının yerine koymayanlardanım.
    Ben hala şiir okuyanlardanım...'

    F.Kahlo

  • Çalıntı Zamanlar
    Çalıntı Zamanlar 11.05.2013 - 00:22

    Üstünde yağmurdan başka bir şey yoktu
    Anlam olmak için yeterince çıplaktın.
    Şiirin nasıl bir şey olması gerektiğini
    Hatırlatıyordu gözlerin,
    Sana böyle inandım..
    Ben inanmak için şiir yazıyorum,
    Gözlerin
    Neyi hatırlatıyorsa ona inanıyorum..

  • Drag Bonfire
    Drag Bonfire 08.02.2010 - 11:26

    içimden ediyorum şiirleri,
    bazı zaman dişlerimi sıkarak,
    vermiyorum kimseye benim olanı..
    baldırıçıplak ve fütursuz düşüncelerimi..
    herkesin duyacağı sessizlikte,
    içimden ediyorum..

  • Beste Negâr
    Beste Negâr 08.02.2010 - 00:06

    Necip Fazıl’ın Veda şiiri, kısa bir şiir olmasına rağmen metaforlar bakımından çok zengin bir şiirdir… Özellikle aşk haliyle yazılmış olan şiir, ayrılık ve kavuşma ümidi arasında gidip gelen bir ruh halini istiarelerle okuyucuya ulaşırken aynı zamanda her okunuşta farklı anlamlar çıkarabilme imkânını da sunmakta….

    Bu şiir okunurken, özellikle doğu şiirinin ayrılık ve kavuşma diyalektiğinin, özellikle ayrılığın içinde barındırdığı kavuşma ümidini iyi hissetmek gerekiyor… Fakat öte taraftan kavuşma da içinde ayrılık ızdırabını barındırır…

    Ayrılık ve kavuşma diyalektiğinin bahsi geçen halleri göz önünde bulundurulduğu zaman ayrılığın içindeki kavuşma ümidi, kavuşma içindeki ayrılma karamsarlığına yeğlenir... Veda şiiri de bu minval üzerine yazılmış bir şiirdir bize göre… ismiyle ters gibi gelse de bu böyledir… Bu uyarıları yaptıktan sonra şiirin bizim tarafımızdan yorumunu aşk ehline sunmak vacip oldu efendim…


    Elimde, sükutun nabzını dinle,
    Dinle de gönlümü alıver gitsin!
    Saçlarımdan tutup, kor gözlerinle,
    Yaşlı gözlerime dalıver gitsin!

    malum şiirin ismi veda… ve her veda içinde titrek bir ümidi taşır… ilk dizelerden itibaren bu hal hissidilir şiirde… aşık son ümit olarak sükûtuna sığınmaktadır… yani sükût, en iyi hâl ifadesidir… söz bitmiştir, göz bitmiştir, duymak bitmiştir ama sadece ‘’hissediş’’ kalmıştır…

    sükûtun nabzı hissedilirse aşkının ne olduğu anlaşılacaktır… burada yalvarış vardır…. ve bu son ümit ile aşık, gönlünü bedelsiz bir şekilde sevgiliye verecektir: ‘’dinle de gönlümü alıver gitsin! ’’


    ve sevgilinin silahı kor kordur…. Aşık’ın ise elinde sadece yaşlı gözler vardır ve bu gözleri feda edercesine “saçlarımdan tutup”, yani “sürüyerek”, “kor gözlerinle yaşlı gözlerime” yani “yüreğimden akıp gelen ve dünyanın en güzel, en saf pınarı olan benim gözlerime dal”, diyor ve ekliyor:


    Yürü, gölgen seni uğurlamakta,
    Küçülüp küçülüp kaybol ırakta,
    Yolu tam dönerken arkana bak da,
    Köşede bir lahza kalıver gitsin!


    şair ümidini kaybetmiştir, ikinci kıtada... hafif sitem vardır… aşık’a sitem bile ağır gelir, lâkin ümidini tekrar yeşertmek adına bu hamleye ihtiyacı vardır… yürü, gölgen seni uğurlamakta diyerek aşık uğurlama işini gölgeye verir ve bak ben uğurlamıyorum, çünkü yalvardım sana, hatta pınarlarımı feda ettim, ama sen gelmedin, der ve seni ancak gölgen uğurlar diyerek sitemini belirtir….

    hatta git git, sen o kadar küçüleceksin ki, uzaklaştıkça, ben seni en son öyle hatırlayacağım, der… ama bir taraftan da bu sitemin ağır olduğunu, son bir bakışına bile ihtiyacı olduğunu yalvaran bir dille ifade eder aşık…

    der ki;

    ben senin küçülmene tahammül edemem, benim hatırlayacağım şey uzaklaştıkça küçülen suretin değil, bilakis eğer himmet edersen, bana acırsan köşede son bir kez atacağın bakıştır...

    çünkü o bakış, ümidi tekrar yeşertecektir…. belki de aşık vehminde aşkı yaşamayı sürdürmek için bunu istemektedir… çünkü son bakış, veda bakışı ayrılığın ızdırabında yürekte, ruhta hep yaşayacak; yürekte yaşayan bu bakış, aşık’ın vehmini süsleyecektir…

    Ümidim yılların seline düştü,
    Saçının en titrek teline düştü,
    Kuru bir yaprak gibi eline düştü,
    İstersen rüzgara salıver gitsin!

    aşık artık yıllardan, sel gibi akıp giden zamandan ümit beslemektedir; zirâ, her ayrılık kavuşma ümidini de içinde barındırır…kavuşma da ayrılığı barındırır…biri ümit, biri ızdırap... kavuşma anlıktır... onun için ayrılıktaki kavuşma ümidi, hayatın bütün alanlarına sirayet etmiştir; yani, hayatın usaresi ümittir… daha doğrusu hayatın usaresi aşktır, ve aşkta da mutlak kavuşma söz konusu değildir… bu yüzden aşıklarda öfke değil en fazla sitem vardır; zirâ, kavuşma ümidi ızdıraba galiptir…

    yıllara yani zamana vermiştir ümidini artık... aşık buradan tekrar sevgiliye döner ve onu uğurlarken son olarak gördüğü saçının en titrek telinden medet ummaya başlar… en titrek saç ise merhametin, inciliğin ve aşk bilirliğin sembolüdür… böyle özellikleri olan bir şey ise aşkın hallerinden haberdardır ve bu haliyle de sevgiliye bazı şeyleri hatırlatacaktır… böyle güzel hasletleri olan şey zaten aşkın ızdırabını bilir ve dolayısıyla aşık’ın çektiği acıdan sevgiliyi haberdar eder…

    o tel, bütün vücudu aşarak yüreği titretecektir.... çünkü yürek esastır;
    vücut, sadece görüntüdür; vücudu, güzelliği ayakta tutan yürektir…
    yüreği yürek yapan da aşktır... aşkın titretmediği yürek, kalp kapkaradır… ruh yoktur onda, ancak benlik vardır…

    şair, o titrek telden ümit beslerken, aynı zamanda o tel en zayıf tel olması hasebiyle düşme ihtimali de vardır... kavuşmanın kısalığı burada tekrar devreye girer… ve o titrek telin düşüşü, yavaş yavaş şairi zamanın hızla akıp giden acımasızlığında ümidi de kuru bir yaprak haline getirir... fakat burada yine sevgilinin eline düşmek ümidi vardır... yani kuru yaprağın sevgilinin eline düşmesi bir nevi kavuşmadır... o ele dokununca, kavuşunca aşık kendisinin helakını dahi sevgilinin iradesine bırakmaktadır... yani, kuru bir yaprak gibi eline düşen ümidimi, istersen rüzgâra salıver gitsin, diyor...

    derkenâr: efendim; Necip Fazıl Kısakürek’in veda şiiri üzerine yaptığımız şerh denemesini kültür, edebiyat, irfân ve sanat hazinelerinize armağan ediyorum….

  • Esra Kaya
    Esra Kaya 20.08.2008 - 04:11

    aydınlık neyin oluyor senin
    gökyüzü akraban filan mı
    beni bulur bulmaz gözlerin
    şimşek çakıyorum yalan mı
    yüzünde yalazını gezdirdiğin
    saçlarından tutuşmuş orman mı
    akla ziyan bir şey elektriğin

    ayışığı mavisi dudaklarından mı
    o ışık zenginliği mi giyindiğin
    uzay tozları mı yıldızlardan mı
    elime dokunduğu an elin
    güneşler açıyorum sahi ondan mı
    aydınlık neyin oluyor senin

    atılla ılhan

  • Can Can
    Can Can 02.06.2008 - 22:12

    bunu cin ve ötesi diye betimlesek daha doğru bir tasvir olur...
    bu uğurda cebelleşiyor ama bakalım sonu nolcak..
    hihihihi

  • Ayten Kayacık
    Ayten Kayacık 06.05.2007 - 09:50

    şiiri tanımlamak başka bir şey herşeyden farklı ve bazen öyle yerlerde ve öyle bir zaman da aklından geçenleri kelimlere dökmek ve güzellği karşısında heyrete düşmek ve duygulrının yoğunluğunda olmak harkulade...

  • Nihan Aydın
    Nihan Aydın 15.09.2006 - 02:26

    aynı şiiri kaçıncı kez yazışların
    yenik denemesiydi
    ve bulunabilecek hangi kelime
    bayat kelimesinin ötesiydi
    sonra durağını şaşırdı tüm durmuşluklar
    sonra mecalsiliğine yordam aradı
    anlam bulunamıyordu yazık
    sadece donup kalıyordu kar tanesi
    öncesi su muydu
    buhar mıydı
    alev miydi
    hissedemiyordu
    iki adımlık yola bile hayat çıkmazlar koyuyordu

  • Nesrin Gelincik
    Nesrin Gelincik 29.04.2006 - 00:49

    Şiirin sizi alıp götürdüğü yer, düşünce ya da an...

  • Aydın Aydın
    Aydın Aydın 29.03.2006 - 12:18

    Güneş doğacak,güneş doğacak
    Aydınlık insanlar,aydınlık gelecek
    Aydınlık yeryüzü,aydınlık gökyüzü
    Cennet misali,cennet misali.

    Güneş batacak,güneş batacak
    Karanlık insanlar,karanlık gelecek
    Karanlık yeryüzü,karanlık gökyüzü
    Cehennem misali,cehennem misali.

  • Aydın Aydın
    Aydın Aydın 26.03.2006 - 18:00

    Ey Kutlu Direniş
    Bir bahar güneşi gibi doğdun üzerimize
    Filizlendik,toprağı deldik çıktık gün yüzüne
    Kara bulutlar çömeldiğinde şu nur yüzlere
    Dağıttın zulmeti,sildin zilleti Ey Kutlu Direniş

    Şiddetli kasırgalar,çetin kışlar yaşadık
    Karanlık dehlizlerde garib ellerde yalnız kaldık
    Seher vakitlerinde yüce Rabbe yalvardık
    Umudu sende bulduk Ey Kutlu Direniş

    Mazlumlar kurtuluş diye feryad ederken
    Zindan Yusufileri özgürlük diye haykırırken
    Yetim çocuklar baba baba diye ağlarken
    Kalblere,gönüllere teselli oldun Ey Kutlu Direniş

    Şehidin ağzında ALLAHU EKBER sadasıydın
    Yusufun mekanında sabır ve sebattın
    Çağdaş medinelerde mekke firakının acısıydın
    Bildim sen aşktın,hasrettin Ey Kutlu Direniş

    Biz seni Erkamın evinde gördük
    Biz seni Hüseyni Kerbelalarda tanıdık
    Sensiz bak ne hale geldi insanlık
    Ancak senle biter bu zillet Ey Kutlu Direniş

    Yusufi zindan meskunlarının ağzında
    Mekke muhacirlerinin akıllarında
    Kurşunlanan şehidlerin bağırlarında
    Sen vardın,sen vardın Ey Kutlu Direniş

    Direniş,direniş,şehadet ve zafer
    Ya Rabb,bize bu iki güzellikten birini ver
    Şehadet ve zaferin yolu direnişten geçer
    Bildim seni ancak yiğit erler seçer Ey Kutlu Direniş

  • Ülküm Taşdemir
    Ülküm Taşdemir 19.01.2006 - 13:23

    Şiir yaşama tutunabilinecek bir can simidi.Şiir ötesi ise yaşamın derinliğine tutunurken o can simidini sımsıkı tutunmak....

  • Onur Umut
    Onur Umut 19.04.2005 - 12:30

    şiir zaten bi süre sonra can sıkıntısına yol açar,adamı özellikle beni bayar ki ülkemizde 100 kişiden 70 i şairdir..ötesi nasıl olur,bu nası bi imgelemdir düşünemiyorum..