İstanbul Destanı Şiiri - Bedri Rahmi Eyü ...

Bedri Rahmi Eyüboğlu
52

ŞİİR


253

TAKİPÇİ

İstanbul Destanı

İstanbul deyince aklıma martı gelir
Yarısı gümüş, yarısı köpük
Yarısı balık yarısı kuş
İstanbul deyince aklıma bir masal gelir
Bir varmış, bir yokmuş

İstanbul deyince aklıma Gülcemal gelir
Anadolu'da toprak damlı bir evde
Gülcemal üstüne türküler söylenir
Süt akar cümle musluklarından
Direklerinde güller tomurcuklanır
Anadolu'da toprak damlı bir evde çocukluğum
Gülcemalle gider İstanbul'a
Gülcemalle gelir

İstanbul deyince aklıma
Bir sepet kınalı yapıncak gelir
Şehzadebaşı'nda akşam üstü
Sepetin üstünde üç tane mum
Bir kız yanaşır insafsızca dişi
Boyuna bosuna kurban olduğum
Kalın dudaklarında yapıncağın balı
Tepeden tırnağa arzu dolu
Sam yeli söğüt dalı harmandalı
Bir şarap mahzeninde doğmuş olmalı
Şehzadebaşı'nda akşam üstü
Yine zevrak-ı derunum
Kırılıp kenara düştü

İstanbul deyince aklıma Kapalıçarşı gelir
Dokuzuncu Senfoniyle kolkola
Cezayir marşı gelir
Dört başı mamur bir gelin odası
Haraç mezat satılmakta
Bir gelinle güvey eksik yatakta
Köşede sedef kakmalı tombul bir ut
Tamburi Cemil Bey çalıyor eski plakta
Sonra ellerinde şamdanlar nargileler
Paslı Acem kılıçları
Amerikan kovboyları
Eller yukarı

Ne kadar da beyaz elbiseleri
Amerikan deniz erleri
Kocaman bir papatyadan yolunmuşlar gibi
Sütten duru buluttan beyaz
Beyazın böylesine ölüm yakışır mı dersin
Yakışmaz
Ama harbederken onlara
Bambaşka elbiseler giydirirler
Kan rengi, barut rengi, duman rengi
Kin tutar kir tutmaz

İstanbul deyince aklıma
Kocaman bir dalyan gelir
Kimi paslı bir örümcek ağı gibi
Gerinir Beykoz'da
Kimi Fenerbahçe'de yan gelir
Dalyanda kırk tane Orkinos
Kırk değirmen taşı gibi dönmektedir
Orkinos dediğin balıkların şahı Orkinos mavzerle gözünden vurulur
Denizin içinde ağaçlar devrilir
Kan çanağına döner dalyanın yüzü
Camgöbeği yeşili bulanır
Bir çırpıda kırk Orkinos
Reisin sevinçten dili dolanır
Bir martı gelir konar direğe
Atılan Kolyosu havada yutar
Bir başkasını beklemez gider
Balıkçı gülümser tatlı tatlı
Adı Marikadır bu martının der
Her zaman böyle gelir böyle gider

İstanbul deyince aklıma Adalar gelir
Dünyanın en kötü Fransızcası orda harcanır
Çalımından geçilmez altmışlık madamların
Ağzı dili olsa da tenhadaki çamların
Görüp göreceği rahmeti anlatsa insanların

İstanbul deyince aklıma kuleler gelir
Ne zaman birinin resmini yapsam öteki kıskanır
Ama şu Kızkulesinin aklı olsa
Galata kulesine varır
Bir sürü çocukları olur

İstanbul deyince aklıma

..........
..........

Bedri Rahmi Eyüboğlu
Kayıt Tarihi : 28.11.2000 12:18:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Osman Akçay
    Osman Akçay

    Serbest ölçüyle yazılan bu şiirde Garip akımı kendini göstermektedir. İsmi İstanbul olarak zikretmekle birlikte şairin kendi zihninde resmedilen bir şehir vardır. Her kıta İstanbul deyince aklıma girişiyle başlıyor. Manzara unsurları olarak her şeyden önce eşsiz bir boğaza ve sakin bir iç denize sahip olan şehrin “yarısı gümüş, yarısı köpük / yarısı balık, yarısı kuş” olan martıları, balıkçılar ve onların gündelik uğraşlarının değişmez bir parçası olan dalyanlar ve
    Kapalıçarşı tuvale düşürülen ilk İstanbul görüntüleri olur. Şiir manzum öykü tarzında bu şekilde devam ediyor. Ayrıntılı bir İstanbul tasviri sanki öykü okunduğu hissi veriyor. İstanbul denilince şairin aklına Orhan Veli’nin gelmesi kısa sayılabilecek bir kıta ile açıklanırken, şiirde İstanbul denince akla üç uzun kıta ile en çok Sait Faik’in geldiği görülmektedir. Şair, İstanbul deyince 'evlere şenlik Üstad Sinir Zulmettin’in hacıyağına bulanmış sesini' dahi hatırlarken maalesef İstanbul’u İstanbul yapan en önemli şahsiyetlerden hiç bahsedilmemiş. Bugün İstanbul’un Fetih yıldönümü. Fatih Sultan Mehmed Han’a ve fetih ordusuna selam olsun.

  • Cevap Yaz
  • Tayyibe Atay
    Tayyibe Atay

    benim aklıma da
    İstanbul deyince
    Fikirtepe gelir!
    fikrimin gökdelenler
    yada
    yıkık binalar altında
    can çekiştiği gelir!..

    :)

    dedim, geçtim...bu upuzun şiiri okuyunca efendim...şaire rahmetler dileyerek...



  • Cevap Yaz
  • Necip Zeybek
    Necip Zeybek

    Bazı dostların eleştirilerini anlamakla birlikte görüşlerine katılmıyorum. Şair İstanbul'u anlatmıyor, İstanbul'da kendi yaşayıp gördüklerini anlatıyor. Yani o günün ve bu günün kültürel zenginliklerini yansıtmıyor.

    Var olan kültüre yeni pencereler açıyor. İstanbul’un o günkü önemli simalarını hatırlatıyor, Orhan Veli, Yahya Kemal, Sait Faik Abasıyanık diyor. Bu isimleri aklımıza kazımsı bile kültürümüzle ne denli iç içe olduğunu gösterir.

    Ayrıcı, yoksul ama çalışkan o günkü kadınların hayatından sunduğu kesitle de ekonomik ve kültürel değişimimize bir projektör tutuyor.

    Stadyumu anlatışında ne kadar bizden biri olduğunu gösteriyor.

    Yer yer çok güzel tasvirlerle yer yer sanatsal söyleyişlerle, yer yer ustalıklı öyküleyici anlatımıyla şair bize serbest şiirin en güzel örneklerinden birini sunuyor. Bu özel gönde bence güne çok yakışmış bir eser.Güne taşıyanlara teşekkür ediyor,şaire Allah'tan rahmet diliyorum...

  • Cevap Yaz
  • Dilruba Emine Genç
    Dilruba Emine Genç

    İstanbul deyince benim aklıma, İstanbul'a ağzının suyu akan bizans tohumları gelir..

  • Cevap Yaz
  • Fatih Erdem
    Fatih Erdem

    Bu güne özel bir şiir atmak istedim ve en uygun şiir ÜSTAD BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU'nun şiiri en uygunu oldu .Ruhun şad olsun ... İstanbul'un Fethi Kutlu Olsun . Dinlerseniz mutlu olurum teşekkürler ...

  • Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (23)